ÜLKÜCÜLERİN MEKANI

SİTEMİZDEKİ PAYLAŞIMLARIN HEPSİNİ GÖRMEK İÇİN ÜYE OLMALISINIZ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 PATRİKHANE Mİ, YOKSA TERÖR OCAĞI MI ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Bozkurt09

avatar

Mesaj Sayısı : 137
Kayıt tarihi : 18/02/09
Nerden : Aydın

MesajKonu: PATRİKHANE Mİ, YOKSA TERÖR OCAĞI MI ?   Çarş. Şub. 18, 2009 11:02 pm

Osmanlı Döneminde istanbulda Görevli Patrik Gregorios'un Rus Çar'ına Gönderdiği Mektup


Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet gururludurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu özellikleri de, dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden, padişaha, komutanlara ve büyüklerine itaat duygularından gelmektedir.

Türkler zekidir ve kendilerine müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçede çalışkandırlar. Gayet kanaatkardırlar. Onların bu üstünlükleri, hatta kahramanlık ve bahadırlık duyguları, geleneklerine olan bağlılıktan, ahlâklarının sağlamlığından gelmektedir.

Türklerin önce itaat duygusunu kırmak, manevi bağlarını yok etmek ve dine bağlılıklarını zaafa uğratmak gerekir. Bunun da en kısa yolu, milli ve manevi geleneklerine uymayan dış fikirleri ve davranışları onlara alıştırmaktır. Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet ve duyguları buna engeldir. Velev ki, geçici bir süre için görünüşte kuvvet ve kudret versede, Türkleri dış yardıma alıştırmak gerekir.

Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri kendilerinden şeklen çok kalabalık ve görünüşte egemen güçler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi araçların üstünlüğü ile onları yıkmak mümkün olacaktır.

Bu nedenle, Osmanlı Devletini tasfiye için soyut olarak harp meydanlarında zafer kazanmak yeterli değildir. Hatta sadece bu yolda yürümek Türklerin haysiyet ve vakarını tahrik edeceğinden, gerçeklere ulaşmalarına neden olabilir. Yapılacak olan, "Türklere birşey hissettirmeden bünyelirinde ki, bu yıkımı tamamlamaktır".



Şeklinde ifade edilen bu sözler, geçmişten günümüze kadar sistemli bir düşmalığın nasıl yapılacağını tarif etmektedir:

Bu itibarla Patrik Gregorios'un nokta atışı tespitleri doğrultusunda gerçekleştirdiği beşinci kol faaliyetlerinin en önemli hedefi:

İslam bayraktarlığında ki, Türklerin dini duygularını tahrip etmektir.



Patrik Gregorios'un mektubu doğrultusunda Rum halkının mukaddes vazifeleri ve dikkat edilecek hususlar ile uygulanacak politikalar şu şekide belirlenmiştir;

1. Türklere küfürler öğretmek, küfrü Türkler arasında yaymak ve disiplinli Türk milletini laubalileştirmek.
2. Türkleri zinaya diğer ahlaksızlıklara alıştırmak, teşfik etmek, bilhassa dinine bağlı asil Türk aileleri arasına genç, güzel rum kızlarını hizmetçi ve cariye olarak yerleştirerek aile ocaklarını yıkmak.
3. Türk gençlerine külhanbeyi ruhunu aşılayıp, Türk geleneklerini çürütmek. Gençler araında kabadayılık ruhunu yayarak, sevgi, saygı bağlarını kırmak, onları birbirine düşürmek, milli terbiyeyi yok etmek.
4. Argoya benzer bir küfür dilini Türkler arasında yayarak sevgi ve saygı bağlarını kırmak, Türk Dilini baltalamak.
5. Türklerin dini bakımdan sarsmak. Türk hocalarına rum zengin tüccar ve esnafı vasıtasıyla bol hediye, versiye mal vererek onları elde etmek.
6. Hocaları içkiye alıştırmak. Bunu yaparken Rum kadınları kullanıp hocaları sokaklarda rezil şekilde dolaştırarak dini bir zafer kazanmayı amaçlamışlardır.
7. Hocaları uydurma inançlara saptırmak.
8. Hocalara yalan yanlış vakalar anlatıp Türk halkı ile aralarını açmak.
9. Türk Hükümranlığını baltalamak. Bu işi azar azar yaparak İstanbul'u ele geçirmek. Bizans imparatorluğunu yeniden kurmak.
10. Türk Milleti arasında daima fitne ve fesat sokarak, devletle milletin arasını açmak. Türkler arfaında isyanlar tertipleyip kardeş kanı akıtmak. Komiteler tertipleyip Türk köylerini basmak.
11. Bir savaş sırasında Türk Milletini sefalete sürükleyecek her türlü çareye başvurmak.
12. Doktor ve eczacı rumlar, Türk hastalarını bilhassa kimsesiz Türk hastgalarını gizlice zehirleyip öldürecek. Kör, sağır, sakat edecerek saf dışı bırakmaya çalışacak.
13. Ziraat politikalarında, Türk çiftçisi ağır faizlerle toprağından mağrum edilecek. Toprağı kolay ve ucuz şartlarla borçlu olduğu Rum tüccarlarına satmak mecburiyetinde kalacaktır.
14. Kadılar, devlet idare amirleri, rüşfet, ziyafet hatta kadın ikramıyla Rum derneklerinin emrine alınmalıdır. Ancak bu işler akademik rum okullarında yetişmiş ajan öğrencilerin talimatı ve okulun tayin edeceği şahıslarla, bunların vereceği direktiflere göre tayin edilecektir.
15. Fırsat çıktıkça, bilhassa resmi binalarda yangın çokarmak, ölümlü kazalar yaratmak yaralar açmak.
16. Birer gözetmen yeri olan yeri olan manastırlarda ki azizlerin istekleri derhal yapılmalıdır.

* Bu tasfiyeye aykırı hareket edenler hemen afaroz edilir, lanetlenir, kredileri kesilir ve bulundukları rum camiasından kovulur.


Kiliseye ekümenlik sıfatı kazandırmak isteyen, azınlıklara ve gayrimüslimlere hertürlü ayrıcalığı tanımak isteyen ve anayasada ki, yabancı okullar kanunundan "Devletin Güvenliği İçin, Yabancı ve Azınlık Okullarının Yöneticileri Türk olmalıdır" maddesini kaldıran, zihniyete ve bu zihniyete rahbet gösteren gafillere ithaf olunur...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
PATRİKHANE Mİ, YOKSA TERÖR OCAĞI MI ?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜLKÜCÜLERİN MEKANI :: İÇERDEKİ VE DIŞARDAKİ HAİNLER :: DIŞARDAKİ HAİNLER-
Buraya geçin: